Artık dayanacak hiçbir gücüm kalmadı. Sürekli kötü hissetmekten çok yoruldum. Sürekli kendimi toparlamaya çalışmaktan çok yoruldum. Artık sona geldim. Hiçbir şey istemiyorum. Bunu sonsuza kadar veda say..
Uzun bir dönemdir kendi içimde gerçekten psikolojik bir savaş veriyorum. Normalde kendimle alakalı aklımın ucuna gelmeyecek olan şeyleri yaşıyorum. Mesela kendimi onunla bununla kıyaslayıp, sürekli olarak yetersiz buluyorum. Ya da hiçbir işte başarılı olmadığımı düşünüyor ve hayatımın hep böyle ilerleyeceğini sanıyorum. Aslında bunların dönemsel olduğunu biliyorum, çünkü ben yeterince güzel ve yeterince başarılı bir kadınım.. Bunca zaman hayatla mücadele ettiğim esnada ‘umut’ kelimesini yitirmedim ama sanırım şu an kuru ekmekle dibini sıyırıyorum. Bence hayat dümdüz bir yol değil, ki sıradanlıktan çok hoşlanan bir insan değilim. Bundan dolayı iniş çıkışlardan çok şikayet etmemeye çalışıyorum. Çünkü hayatın çalkantılı anlarını seviyorum. Ama artık öyle bir anın içindeyim ki, tüm ruhum anlaşılmamak, acı çekmek, yetersiz hissetmek ile sarılı durumda. Elbet geçer, geçmesini de istiyorum zaten. En büyük korkum bu düşüncelerim geçerken beni de kendimden alıp götürmesi.. Herkesten uzaklaşmış...
Artık razı değilim, çünkü dönüşmek istiyorum. Bundan aylar önce bir söz görmüştüm , tam olarak şöyle diyordu; “dönüşüm, hayatta ne istediğinizi bilmek değil, artık neye razı olmadığınızı fark etmekle başlar.” Yaşıyorum, yaşarken de razı değilim artık durmadan ağlamaya. Akacaksa gözyaşlarım mutluluktan aksın bundan sonra, ya da arada sırada büyük bir hüzün dolsun içime ona ağlayayım hüngür hüngür. Yaşıyorum, yaşarken de razı değilim artık sorgulanmaya. Bir şeyler istemiyorsam istemiyorumdur, istiyorsam istiyorumdur. Her olay herkese aynı duyguları yaşatmaz. Ondandır ki artık duygularımın sorgulanmasına razı değilim. Yaşıyorum, yaşarken de razı değilim artık anlaşılmamaya. İçimi açtığımda karşılık görmüyorsa duygularım, acılarım.. karşı taraftan gidiyorum. Doğru yer olsa anlardı zaten. Artık dönüşüm geçirmemin vakti geldi , fazla taviz verdim hayata, hayatımdakilere. Son zamanlarda kendimden çok fazla uzaklaştım, hayatı yaşayamaz oldum. Artık kendime çekiliyorum, öyle bir doğacağım ki ...
Hem öyle acıyorum ki kendime, hem de öyle seviyorum ki kendimi. Kız diyorum bazen, helal olsun sana bunca acıyı, yükü, küçücük midende oluşan büyükçe krampları nasıl da hallettin. Ya da halledemezsen bile halletmeye çalıştın. Kollarımı açıp kocaman sarılmak geliyor içimden, ellerimi yanaklarıma koyup, alnımdan kocamann bir öpücük alasım var. Ama sonra çok da üzülüyorum kendime, ne gerek vardı ki bunca acıyı çekmene, nasıl senin mavi, kocaman, boncuk gibi gözlerinden yaşlar aktı milyonlarca litre. Neden o hep temiz tutmaya çalıştığın kalbine sancılar saplandı. Kendime üzüldüm, çok çabalamasam bu kadar üzülmezdim. Raya oturtmak için, mutlu yaşamak için, sevmek ve sevilmek için bu kadar çabalamasam bu kadar üzülmezdim. Yaşar mıyım bilmem ama bundan 5 sene sonra dönüp geriye baktığımda 23 yaşının içinde ki o zamanlar dev gibi gelen acıları çeken, o küçük kızı öpesim olacak, o yüzden şimdi kendime sıkıca sarılıyorum ve kendimi kazanıyorum. Acılar gelip geçer Güls, seni mutlu eden şeyleri ha...
Yorumlar
Yorum Gönder