Dönemsel
Uzun bir dönemdir kendi içimde gerçekten psikolojik bir savaş veriyorum. Normalde kendimle alakalı aklımın ucuna gelmeyecek olan şeyleri yaşıyorum. Mesela kendimi onunla bununla kıyaslayıp, sürekli olarak yetersiz buluyorum. Ya da hiçbir işte başarılı olmadığımı düşünüyor ve hayatımın hep böyle ilerleyeceğini sanıyorum. Aslında bunların dönemsel olduğunu biliyorum, çünkü ben yeterince güzel ve yeterince başarılı bir kadınım.. Bunca zaman hayatla mücadele ettiğim esnada ‘umut’ kelimesini yitirmedim ama sanırım şu an kuru ekmekle dibini sıyırıyorum.
Bence hayat dümdüz bir yol değil, ki sıradanlıktan çok hoşlanan bir insan değilim. Bundan dolayı iniş çıkışlardan çok şikayet etmemeye çalışıyorum. Çünkü hayatın çalkantılı anlarını seviyorum. Ama artık öyle bir anın içindeyim ki, tüm ruhum anlaşılmamak, acı çekmek, yetersiz hissetmek ile sarılı durumda. Elbet geçer, geçmesini de istiyorum zaten. En büyük korkum bu düşüncelerim geçerken beni de kendimden alıp götürmesi.. Herkesten uzaklaşmış durumdayım ve işin garip yanı şu ki insanlara ders vermek için onlardan uzaklaşmam. Uzaklaşırım çünkü kendi dersimi almışımdır artık. Sevmediğim şeylere tepki vermekten korkar oldum ya da tam tersi sevdiğim şeylere de tepki vermekten korkar oldum. Çünkü tepki vermeme neden olan olaylar değil, genelde benim tepkilerim sorun oldu. Olayların beni içten içe ne kadar yaraladığını biliyorum, ama bazen beni yaralayan insanları hayatımdan çıkarmak o kadar kolay olmuyor.
Kısaca bu ay yazdığın yazıda anlatmak istediğim şey şuydu; hatırı sayılır bir süredir iyi değilim, mutlu değilim ve üzerimde bitmek bilmeyen bir yorgunluk var..

Yorumlar
Yorum Gönder