Bitmek bilmez kalp kırıklığı’

Bir yerde okumuştum, şöyle bir metindi; Gerçek bir özür, kırdığı yeri anlamayı, dinlemeyi ve iyileştirmek için düşünmeyi gerektirir; kendi nedenlerini açıklamayı değil. Ve o kadar anlamlı bir yazıydı ki benim için kendimi görür oldum. Bir özür dilendikten sonra benim için şu anlama geliyordu çünkü ‘tamam ben hatamı anladım, amacım kırmak olmasa da karşımdaki seni kırdım, seni bir daha üzmemek ve kırmamak için elimden gelen en iyi versiyonum ile sana geleceğim.’ Hatalar yapılır, sende bir kez geliyorsun dünyaya ve ben de bir kez geliyorum. Evet hayat bazı yerlerde daha farklı sorumluluklar, daha farklı yaşam biçimleri ve daha farklı hisler ile günlerimizi geçirmemize neden olmuşsa bile ben hata yaptıktan sonra özür dilemek ve daha sonra o hataya benzer başka hiçbir hatayı tekrarlamanın doğru olmadığını biliyorum. Eğer karşıdaki taraf bir şeye kırıldığını dile getiriyorsa onu sorgulama gibi bir hakka sahip değilimdir artık. Elimden tek gelen şey onu yeterince anlamak ve kırmamaya özen göstermektir. Sorgulamaya ya da kendimi haklı çıkarmak için duygularımı anlatmaya kalkıştığım ilk an onu manipüle edip duygularını aşağıya çekmeme neden olacak. Ondan dolayı size nazik gelen ve sizi gerçekten seven insanlarla birlikte olun.. ve şunu bilin ki siz öyle insanları hak ediyorsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hem öyle acıyorum ki kendime hem öyle seviyorum ki

Öyle

Dönemsel